Paris…

Kimini göre aşıkların, kimine göre yalnızların, kimine göre sanatın kimine göre tarihin kenti…

Paris’e gidip de etkilenmemek çok da olası değildir herhalde… Paris’te ne yapılacağına gelince…

Paris’teki ünlü Louvre Müzesi, Paris’te görülmesi gereken önemli yerlerin listesinde ön sıralardadır. Louvre müzesi görkemli yapısı ve sonradan eklenen cam piramidi ile sizleri ilk gördüğünüz anda etkiler… Müzenin önünde hemen hemen her sezon olan kuyruğu gördüğünüzde müzenin ne kadar popüler olduğunu daha iyi anlarsınız. Yedi bölümden meydana gelen bu müzeyi iki günde bile gezmek zordur. Bu nedenle kısa süreliğine Paris’e gelen turistlerin büyük bir bölümü Mona-Lisa’nın da bulunduğu çoğunlukla İtalyan ressamların eserlerinin bulunduğu bölümü gezmektedir.

paris_1

Arkada solda Notre Dame Katedrali görülüyor..

Paris’teki diğer önemli nokta Sen Nehrinde (La Seine) üzerindeki adada bulunan Notre-Dame Katedralidir. Fransız Gotik mimarisinde inşaa edilen ve Paris Başpiskoposluğuna ev sahipliği yapan bu görkemli yapı turistlerin çok ilgisini çekmektedir. Önemli edebiyat eserlerinden Notre Dame’ın kamburu da bu katedraldeki zangoç ve onun büyük aşkını konu almaktadır. Bu katedrali görmeden Paris’ten ayrılmak gezinizi yarım bırakacaktır.

Notre-Dame Katedralinin güneyinde Sorbonne Üniversitesi kampüsünün hemen yanında Sen Michel (Saint-Michel) ve Sen-Germen (Saint-Germain) cafeleri de Paris’in olmazsa olmazlarıdır. Bu bölgedeki çok sayıda büyüklü küçüklü cafede özellikle güneşli günlerin tadını çıkartmak Paris’i daha da keyifli hale getirecektir.

paris_3

Sacré-Cœur Bazilikası

Paris denilince diğer çok önemli bir nokta Sacre-Coeur Bazilikasıdır. Dışarıdan oldukça görkemli olan bu katedralin içerisi de etkileyicidir. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta bu katedralin içerisinde fotoğraf çekimi yapmanın yasak olmasıdır. Sacre-Coeur’dan çıktıktan sonra çok yakın bir noktada bulunan sokak ressamlarının resimlerini sergilediği Mare-Monte meydanına da gitmenizi şiddetle öneririm. Bu meydanın çevresindeki cafelerde kahvenizi yudumlarken ressamların yaptıkları resimleri seyretmek oldukça keyiflidir.

Paris’in önemli başka bir güzellik ise Sen Nehri’nin yanından yürüyerek Paris’in ünlü bahçelerin yanından geçmek, tarihte çok önemli yere sahip Concorde Meydanına ulaşmak ve modanın kalbinin attığı Champs-Elysees bulvarından yürüyerek Zafer Takı’na ulaşmaktır. Bu yürüyüş de Paris’i daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Paris’in birçok kişiye göre en önemli simgesi Eyfel Kulesidir. 300 metreden yüksek olan Eyfel Kulesi Paris’e gelen turistlerin çok büyük bölümünün çıkmayı istediği ve bu nedenle önünde uzun kuyrukların oluştuğu bir yapıdır.

Paris’in diğer yüksek binası ise Montparnasse Binasıdır. Cafeleri ile ünlü Montparnasse Semtinde bulunan Montparnesse Binası Paris’in tek gökdelenidir. 210 metre olan bu binanın en üst katında 360 derece seyir terası ve cafe bulunmaktadır. Bu gökdelen en önemli özelliği ise Paris’i 200 metre yüksekten Eyfel Kulesi ile izleyebilme keyfini sunmasıdır.

Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan Paris’te Louvre dışında yüzlerce müze vardır. Dorsay, Rodin, Büyük Saray, Küçük Saray bunlardan yalnızca bazılarıdır. Paris’e gitmeden önce mutlaka müze rehberine bakmak gerekir. Ayrıca iki günlük üç günlük ve beş günlük sınırsız müze giriş kartlarından almanız da hem maliyeti düşürecek hem de müzelerin önündeki uzun kuyruklarda beklememenizi sağlayacaktır.

Versay Sarayı (Versailles) da görülmesi gereken yerlerdendir. Ancak bu sarayın şehrin dışında olmasından dolayı gitmeden önce mutlaka açık olup olmadığını öğreniniz.

3821851782_07cf4f3474

Paris’in içinden geçen Sen Nehri’nde bot turları yapılmaktadır. Özellikle akşam saatlerinde yapılan yemekli turlara turistlerin ilgisi yoğundur.

Paris’in turistleri gezdiği bölgelerinin dışında Yeni Paris (Neuilly Paris) bölgesi ise sizi Paris’in o zamana kadar gezdiğiniz büyüsünden çıkartıp, iş merkezlerinin modern binaların arasında bırakacaktır. Bu tezatı görmek isterseniz Paris gezinizde bir yarım günü de Yeni Paris’e ayırabilirsiniz.

Paris’te diğer önemli bir turist durağı da Euro-Disney’dir. İki parktan oluşan bu kampüs sizi çocukluğunuza geri götürecek aynı zamanda çok sayıda roller coaster ile size yüksek adrenalini yaşatacaktır. Özellikle bir haftalık Paris gezilerinde mutlaka gidilmesi gereken bir yerdir.

Paris’te sizin için önemli ulaşım aracı metro olacaktır. Paris’teki metro ağı oldukça yaygındır. Metro vagonlarında her an bir sokak müzisyeni ile karşılaşmanız mümkündür. Metro ulaşımını çok kullanacağınız için Paris’e geldiğinizde metro ağlarının bulunduğu bir harita satın almanız işinizi oldukça kısaltacaktır.

Paris kısa bir gezi yazısı ile anlatılamayacak kadar büyülü bir şehir. Ancak keyifli bir Paris gezisine gitmeden bu yazıyı okumanız size yardımcı olacaktır…

Reklamlar

Avrupa’nın Konsantre Şehri… Lüksemburg

fotoraf1  Belçika, Fransa ve Almanya’nın tam arasında kalan ve toplam nüfusu yaklaşık 500.000 olan Lüksemburg’un başkenti Lüksemburg’dan bahsediyorum…

Bankacılık ve hizmet sektörünün çok geliştiği, Avrupa Birliği komisyonlarının bulunduğu, yeşil rengin hakim olduğu Lüksemburg… İki katlı büyülü şehir Lüksemburg…

Fransızca, Almanca ve İngilizce’nin birçok kişi tarafından konuşulduğu, kültürlerin bir karışımı olan ve kişi başına gelirin yaklaşık 80.000 Euro olduğu bu Avrupa’nın küçük ülkesinin başkentinin büyüsü sizi şehre geldiğiniz andan itibaren içine alıyor.

Lüksemburg haritası

Lüksemburg haritası

Nasıl gidilir?

Lüksemburg’a ana ulaşım kanalları Paris’ten hızlı tren, Brüksel’den normal trenle yada birçok şehirden uçaktır. Ülkenin ulusal havayolu şirketi Lux-Air yaz aylarında Antalya’ya da uçuşlar düzenlemektedir. Ancak bu dönem harici Türkiye’den direkt uçuş bulunmamaktadır.

Ayrıca ülkenin coğrafi konumu Avrupa’nın ortasında olduğu için ülkeye ulaşım oldukça kolaydır.

Nerede Kalınır?

Lüksemburg’da her bütçeye göre konaklama seçeneği mevcuttur. İyi olanaklar sağlayan büyük oteller ile birlikte daha düşük bütçeli oteller bulunmaktadır.

Ne yapılır?

Lüksemburg, şehrinin belki de en önemli özelliği iki katlı bir şehir olmasıdır. Lüksemburg’da bulunan vadinin üzerinde ve altında iki farklı yerleşim bulunmaktadır. Şehrin merkezi Hamilus adı verilen noktadır. Bu noktada İstiklal Caddesinin benzeri ancak çok daha kısası olan ana cadde, ülkenin ikinci dünya savaşında başında bulunan Düşes Chorlette heykeli, ülkenin sembollerinden Altın Kız Heykeli, dükalıkla yönetilen Lüksemburg’un dükünün sarayı ve ülkenin meclisi bulunmaktadır. Ayrıca şehrin merkezinde kaliteli Fransız restoranları, birçok kafe de bulunmaktadır.

Şehir merkezinden asansörle vadinin altı olan Grund’a inilebilir. Grund’da bulunan Alzette çayının çevresindeki cafelerde özellikle hafta sonları bir çok kişi görebilirsiniz.fotoraf2

Hamilus, Gar arasında Avrupa’nın en eski vidayüklerinden Adolphe Viyadüğü bulunmaktadır. Viyadüğün üzeri arka planda Altın Kız Heykeli ve Notre Dome Katedralinin olduğu fotoğraf çekimi için idealdir. Viyadüğün diğer tarafında ise Lüksemburg merkez bankasının görkemli binası bulunmaktadır. Viyadükten gar’a giden yol üzerinde Arbad binası hemen dikkatinizi çekecektir. Biraz ilerideki Paris meydanında ise küçük cafeler bulunmaktadır.

Lüksemburg Garı oldukça güzel bir mimariye sahiptir. Bu gardan Paris, Brüksel, Amsterdam, Trier ve Strasburg gibi birçok noktaya trenle ulaşabilirsiniz. Lüksemburg Fransız kenti olan Metz’e, Alman kenti olan Trier’e birer saat uzaklıktadır. Bu sayede sabah kahvaltınızı Lüksemburg’da, öğlen yemeğinizi Fransa’da, akşam yemeğinizi de Almanya’da yiyebilirsiniz.

Lüksemburg garının hemen yakınında Hollerich caddesi bulunmaktadır. Bu caddede bulunan clublar özellikle haftasonları oldukça doludur.

Sözün özüne gelince.. Eğer yolunuz Hollanda, Belçika, Fransa veya Almanya’ya düşerse, Lüksemburg’a da bir uğrayın. Pişman olmayacaksınız.

Tarih, Güneş ve Volga… Volgograd

vog6

Rusya denilince aklımıza her zaman soğuk kış ve gri bir gökyüzü gelmez mi? Yaz mevsiminde Volgograd bize bunların tam tersini yaşatır…  Uzun geçen soğuklar ve kış mevsiminden sonra Volgograd yaz aylarında tam anlamıyla büyük, sıcak bir tatil merkezidir. Sokaklar insanlarla dolar taşar, Avrupa’nın en uzun nehri olan Volga Nehri kıyısında plajlarda partiler eksik olmaz ve 40 derece sıcakta Volga nehrinin serin sularının tadını çıkartmak bir başka güzeldir.

Volgograd Neredir?

Rusya Federasyonu’nun Avrupa bölümünün güneyinde bulunan Volgograd, Volga nehrinin genişlediği bir coğrafyada nehrin ana olarak batı yakasında kurulmuş bir şehirdir. Aynı zamanda Volgograd aynı isimli oblastın (bölge) da başkentidir. Volgograd Rusça’da “Volga Şehri” anlamına gelir.

 vog5

Nüfusu yaklaşık olarak 1 milyon olan Volgograd’ın tarihi Tatarlara kadar uzanır. Volgograd ayrıca İkinci Dünya Savaşında Alman 6. Ordusunun doğuda durdurulduğu şehir olarak tarihe geçmiştir. Alman ordusu, Barbarossa harekatında kuzeyden güneye Leningrad, Moskova ve Stalingrad (Volgograd) hattında ilerlemiş ve Stalingrad’ı kuşatmıştır. Bu kuşatma ve şehir savaşı sonunda Alman 6. Ordusu bozguna uğramış ve Almanlar geri çekilmeye başlamıştır. Bu savaşın ardından Volgograd tekrar inşa edilmiş ve günümüzdeki halini almıştır.

Nasıl Gidilir?

Volgograd’a Moskova’dan Aeroflot havayollarının günde üç defa gidiş dönüş seferi vardır. Bu seferler Moskova Sheremetyevo (SVO) havaalanından gerçekleşmektedir. Bu seferler sabah erken, öğleden sonra ve gece seferleridir. Bununla beraber özel havayollarının da Moskova’dan Volgograd’a seferleri vardır. Ayrıca yaz aylarında Antalya’dan Volgograd’a direkt uçuşlar da bulunmaktadır.

 

Volgograd Azak denizinin kuzeydoğusunda yer alıyor

Volgograd Azak denizinin kuzeydoğusunda yer alıyor

Hava Durumu

Volgograd’ın havası kışın oldukça soğuktur. Ancak kış aylarında da az yağış aldığından dolayı kuru bir soğuk vardır. Soğuk hava yüzünden yağan karın oluşturduğu tabaka uzun süre yerden kalkmaz. Volgograd’da geçiş mevsimleri çok hissedilmez. Uzun geçen bir kışın ardından çok sıcak bir yaz sizleri beklemektedir.

Nerede Kalınır?

Volgograd şehir merkezinde Volgograd ve Intourist olmak üzere iki büyük otel vardır. Bu oteller konum olarak çok merkezidir. Bu oteller oldukça büyük ve konforlu otellerdir. Bu otellerin dışında birçok küçük otel de bulunmaktadır.

Nerede Yenir?  

Volgograd otelin altında Moilere Restoran, Grand Cafe, Grand Pizza, Sushi House keyifli cafe ve restoranlardır.Volga nehri yakınında Fasol Restoran vardır. Bunların dışında Bulvar cafe, Yakotoria Sushi House, Steak house, Guliyay Pole, Tokyo sushi house yemek yenilebilecek güzel restoranlardır. Limanın içerisinde eğlenmek için, Velvet Pub, Miska Bar güzel mekanlardır. Ayrıca Club Amsterdam da başarılı bir klüptür. Tüm dünya mutfağının yanında özellikle Rusların Şaşlık Kebabı adını verdikleri bizim şiş kebaba benzeyen oldukça lezzetli kebapları da mevcuttur.

vog2

Gezilecek Yerler

Volgograd’da dünyanın en büyük heykellerinden bir tanesi Mamayev Tepesinde bulunmaktdaır. Bu tepede ayrıca ikinci dünya savaşına ilişkin anıtlar da bulunmaktadır. Ayrıca Volga Nehrinin kıyısında 2.Dünya Savaşı müzesi ve bu müzenin hemen yanında bulunan ve ve savaşta bombalanmış ve bu şekilde muhafaza adilmiş bir değirmen de bulunmaktadır.

Volgograd’ın diğer bir önemli özelliği ise Volga Nehri’dir. Özellikle yaz aylarında Volga çevresi gerçekten görülmesi gereken bir yerdir. Nehirin doğu yakasında plajlar ve rekrasyon alanları mevcuttur. Nehirde teknelerle gezilip, nehrin ortasındaki adalarda yüzme molası verilebilir.

Don ve Volga Nehrini birbirine bağlayan kanal Volgograd’ın Krasnoarmiskiy bölgesindedir. Çevresinde rekrasyon alanları bulunmaktadır. Volgograd şehir merkezinde oldukça eski tren garı da gezilebilecek noktalardandır. Ayrıca Volgograd 2018 yılındaki Dünya Kupası’nın ev sahibi şehirlerinden bir tanesidir.  Bu buram buram tarih kokan ve özellikle yaz aylarında oldukça keyifli zaman geçirilebilecek şehri görmenizi tavsiye ederim..

Cihat Erce İŞBAŞAR

Merhaba

271_19661277150_9532_n

Değerli okuyucular,

Bu blogta sizlerle seyahat ve futbol üzerine yazılarımı ve de ilginç bulduğum bazı haberleri paylaşacağım. Umarım yazılarımızı beğenirsiniz.

Erce İşbaşar