I Amsterdam

amsterdam_7

Amsterdam denilince günümüzde birçok kişinin aklına ya kuzeyin Venedik’i ya da özgürlükler kenti geliyor; ancak Amsterdam’ın önemi anlamak için biraz tarihini öğrenmek yeterli olur. Amsterdam adını ve 12. yüzyılda Amstel Nehrine kurulan barajdan almaktadır. Amstel Dam tarih içinde değişerek Amsterdam halini almıştır. Amsterdam özellikle 17. yüzyıldan itibaren önemini arttırmış ve dünyanın dört bir yanına yapılan gemi seferleri ile refahın çok yüksek olduğu bir kent haline gelmiştir. Ayrıca birçoğumuzun bildiği gibi NewYork, Hollandalılar tarafından 1615 yılında New Amsterdam adı ile kurulmuş ancak bu kent daha sonraki yıllarda İngiltere’nin eline geçmiş ve New York adını almıştır. Bu bilgi bile Amsterdam’ın tarihinin ne kadar eskiye gittiğini ve refah düzeyinin o dönemlerde de çok ileri olduğunu göstermektedir.

Kısa bir tarihi bilgi verdikten sonra kimine göre Kuzeyin Venedik’i kimine göre özgürlükler kenti Amsterdam’ı tanımaya başlayalım.

Amsterdam’a Nasıl Gidilir?

Ülkemizden Amsterdam’a ulaşmak oldukça kolaydır. Ankara ve İstanbul’dan direkt olarak Türk Hava Yolları seferlerine ek olarak KLM ve birçok özel havayolu şirketi de ülkemizden Hollanda’nın başkenti Amsterdam’a direkt uçuşlar sağlamaktadır.

Amsterdam’ın havaalanı Schiphol Havaalanı Avrupa’nın hatta dünyanın önde gelen havaalanlarından bir tanesidir. Amsterdam’a yaklaşık 20 km mesafede olan bu havaalanı demiryolu bağlantıları ile Amsterdam’a ya da ters yön olan Lahey ve Rotterdam’a bağlanır. Bu havaalanı okyanus ötesi uçuşlar için de önemli bir noktadır.

Eğer sizi karşılayacak kimse yoksa Amsterdam şehir merkezine trenle çok rahat ulaşabilirsiniz. İşaretleri takip ederek havaalanının içerisinden trene bağlantı yapıp yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuk sonunda Amsterdam garına ulaşabilirsiniz.

Eğer Avrupa’daysanız, özellikle Brüksel bağlantısı ile Amsterdam’a trenle de ulaşabilirsiniz. Brüksel Amsterdam arası trenle yaklaşık üç saat sürmektedir. Bu yol üzerinde Hollanda’nın önemli kentlerinden Rotterdam, Lahey’i görebilirsiniz.

amsterdam_5

Amsterdam tren garına ulaştıktan sonra ilginç manzaralarla karşılaşabilirsiniz. Özellikle tren garındaki gazete büfesinde ülkemizde yerel yayın yapan gazeteleri görmek beni gerçekten çok şaşırtmıştı. Amsterdam tren garının önünden birçok farklı noktaya tramvay ile gidilebilir. Bu tramvayları kullanarak istediğiniz bölgeye rahatça ulaşabilirsiniz. Bu noktada benim tavsiyem çoklu biniş bilet almanızdır. Bu sayede ulaşımınızı daha ekonomik hale getirip her seyahatte vatman ile konuşmak zorunda kalmazsınız.

Eğer oteliniz Amsterdam merkezde ise tren garından yürüyerek de otelinize ulaşabilirsiniz. Tren garından Dam Meydanına yürürken yol boyunca pek çok defa Türkçe konuşan insanlara da rastlayabilirsiniz.

Amsterdam’da Hava Nasıldır?

Özellikle belirtmek istediğim bir konu Amsterdam’a giderken yanınızda mutlaka şemsiye veya şapka bulundurmanızdır. Amsterdam’da güneşli bir sabahın ardından öğleden sonra çok ciddi bir yağmurla karşılaşabilirsiniz. Bahsi geçen yağmur ise birkaç damladan ibaret değil bilakis bardaktan boşanırcasına yağıp bütün kıyafetlerinizi ıslatacak kuvvette bir yağış olacaktır.

Amsterdam’da Ne Yapılır?

Amsterdam’da özellikle bot turu yapmanızı kesinlikle öneririm. Kanalların çevresinde kurulmuş, deniz seviyesinin altında olan Amsterdam’ı en güzel gezmenin ve öğrenmenin yolu bu bot turlarıdır. Bot turu yaparken özellikle evlerin mimarileri dikkatinizi çekecektir. Kanalların çevresindeki evler kazıklar ile yere sabitlenmiş, çok dar evlerdir. Evlerin birçoğunun üzerlerindeki kancalarda eve eşya getirilip çıkartılırken kullanılmaktadır. Evlerin merdivenleri çok dar olduğu için ancak bu kancalar yardımı ile eve eşyalar getirilebilmektedir. Bot turu yaparken dikkatinizi çekecek diğer bir nokta ise bot evlerdir. Kanalların içerisinde ev olarak kullanılan bot evler bizim hiç alışık olmadığımız görüntüler sergilemektedir. Çok farklı bir başka görüntü ile de garın hemen yanında karşılaşacaksınız. Garın hemen yanındaki bisiklet parkında binlerce bisikleti görünce bütün caddelerin yanında neden bisiklet yolları olduğunu daha iyi anlayacaksınız.

amsterdam_1

Yapacağınız bot turunda şehri daha iyi tanıyacak, gitmek istediğiniz yerleri kafanızda belirleyebileceksiniz.

Yürürken dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta da bisiklet yollarından yürümemektir. Ulaşımın büyük ölçüde bisiklet ile yapıldığı Amsterdam şehir merkezinde bisikletler için özel yollar yapılmıştır. Bunu bilmeyen turistler bu yollarda yürümekte ve bu durum talihsiz kazalara neden olmaktadır.

Amsterdam’ın diğer önemli bir özelliği de şehirde çok fazla müze olmasıdır. Sanat müzelerinden, tarih müzelerine birçok farklı müzeyi Amsterdam’da bulabilirsiniz. Bu müzelere baktığımızda; ilk olarak Rijk Müzesi dikkati çekmektedir. Rijk müzesi özellikle sanatseverlerin oldukça ilgisini çekecek bir müzedir. Dünyaca ünlü Hollanda’lı ressam Rembrandt’ın eserlerinin de aralarında bulunduğu binlerce resim Rijk Müzesinde sergilenmektedir.

Rijk müzesinin hemen yakınında Hollandalı diğer bir ünlü ressam Van Gogh Müzesi bulunmaktadır. Van Gogh ve çağdaşı ressamların eserlerini bulabileceğiniz bu müzede, Van Gogh eserlerinin tümünü izleme şansınız ne yazık ki yoktur. Bu müzede Van Gogh’un genel olarak Hollanda’da yaşarken yaptığı eserler bulunmaktadır. Paris’teki eserleri için Paris’te bulunan Dorsay müzesine gitmenizi tavsiye edebilirim. Bu müzeyi gezerken Auditor almanız Van Gogh’un eserlerini yaparken nasıl bir ruh hali içinde olduğunu anlamanıza yardımcı olacaktır. Van Gogh eserlerinde dikkatinizi çekebilecek bir nokta Hollanda’daki çalışmalarında genellikle koyu renkler tercih ederken, Paris’teki eserlerinde daha canlı renkler kullanmasıdır.

amsterdam_3

Çağdaş sanatları seviyorsanız aynı bölgedeki Çağdaş Sanatlar Müzesine gitmenizi de öneririm.

Amsterdam’da başka ilginç bir müze de İşkence Müzesi’dir. Leidsplein’e yakın olan bu müzede orjinal işkence aletleri sergilenmektedir. İçeri girdiğiniz andan itibaren içinizi ürpertirecek bir atmosferde çivili sandalyeden giyotine çok çeşitli bıçaklardan çivili sopalara kadar kullanılmış birçok işkence ve idam aletini bu müzede görebilirsiniz.

Amsterdam’daki diğer önemli bir müze ise Anna Frank’ın evidir. Anna Frank’ın evi müzesi Dam meydanının kuzey batısında yer almaktadır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerden kaçan Anna Frank ve ailesi Amsterdam’daki bu evde iki yıl saklanmışlar ve Anna Frank dünyaca ünlü hatıra defterini 13 yaşından itibaren iki yıl süre ile bu evde yazmıştır. Daha sonra bu ev nazilerce basılmış ve toplama kampından yalnızca Anna Frank’ın babası sağ kalmıştır. Anna Frank’ın babası Otto Frank daha sonraki yıllarda savaşı küçük bir kızın gözünden gösteren bu hatıra defterinin basımını yaptırmış ve bu sayede bu anılar dünyada birçok kişiye ulaşmıştır. Bu ev müze haline getirilmiş ve ziyaretçilerin beğenisine sunulmuştur.

Madame Tussauds, Dam meydanında bulunmaktadır. Diğer Madame Tussauds müzelerinde olduğu gibi etkileyici balmumu heykellerin bulunduğu müzenin girişinde sizi dev bir kukla karşılayacak Amsterdam hakkında bilgi verecektir. Bu kuklanın ardından Amsterdam’ın önceki yıllardaki halinin sergilendiği animasyonların ardından birçok politikacı, müzisyen, futbolcu ve aktörlerin de aralarında bulunduğu ünlülerin balmumu heykellerini gezebileceğiniz ana bölüme geçebilirsiniz.

amsterdam_4

Amsterdam’ın diğer eğlenceli bir müzesi ise Heineken Müzesidir. Amsterdam’ın ünlü Heineken biralarının ilk fabrikası, içerisinde birçok animasyon bulunan bir müzeye çevrilmiştir. Bu müzenin girişinde formülü saklayan kuklalardan, at arabası ile Amsterdam’ı gezmeye kadar birçok farklı animasyon bulunmaktadır.

Amsterdam’ın önemli noktalarına geldiğimizde ise en önemli nokta olarak Dam Meydanını değerlendirmek herhalde yanlış olmaz. Bu meydan Tren Garının güneyinde yer almaktadır. Meydanın bir yanında Hollanda Kraliyet Sarayı, karşısında Milli Anıt yer almaktadır. Diğer bir kenarında is Madame Tussauds müzesinin de bulunduğu bina yer almaktadır. Bu meydanda özellikle bahar ve yaz aylarında birçok farklı etkinlik düzenlenmektedir. Meydanın çevresindeki cafeler ise her zaman doludur.

Dam meydanından Leids Meydanına (Leidsplein) giderken Kalver Caddesini kullanırsınız. Bu caddede çok sayıda mağaza ve cafe bulunmaktadır. Özellikle indirim dönemlerinde çok uygun fiyatlara çok iyi ürünler bulabilirsiniz.

Leidsplein, Amsterdam’ın Dam’dan sonra en bilinen meydanıdır. Bu meydanda gece ilerleyen saatlere kadar açık cafe ve barlar bulunmaktadır. Özellikle havalar güzel olduğunda meydandaki cafelerin bahçeleri insanla dolar. Bana göre Amsterdam’ın en güzel yerlerinden, Amsterdam’ı en iyi yansıtan noktalardan bir tanesi Leidsplein’dir. Amsterdam’a gittiğinizde bu meydana mutlaka uğrayıp bir kahve için…

Rembrantplein: Bu meydan adını ünlü Hollandalı ressam Rembrandt’dan alır. Dam meydanının güneydoğusunda bulunan bu meydanın en önemli özelliği çevresindeki clublardır. Amsterdam’ın en iyi elektronik müzik dinlenebilecek mekanları bu çevrede sayılabilir.

Amsterdam’da diğer görülebilecek nokta Lale Pazarıdır. Amsterdam’ın simgesi olan lale tohumu, Leidsplein’den Dam’a doğru ilerlerken görülebilecek bir pazarda satılmaktadır. Bu pazarda çok çeşitli lale tohumları ve Hollandanın simgesi ahşap ayakkabılar satılmaktadır.

Amsterdam’ın güneyinde Amsterdam’ın ünlü parkı Vondel Park bulunmaktadır. Amsterdam’ın sakin yönünü yaşamak istiyorsanız özellikle Van Gogh ve Rijk Müze ziyaretleriniz sonrası Vondel Park’a gitmenizi öneririm.

Amsterdam’da Ne Yenir?

Amsterdam size dünya mutfaklarının hemen hemen hepsini tatma olanağı sunmaktadır. Hindistan mutfağından İtalyan mutfağına bir çok farklı damak tadı sizin beğeninize sunulmuştur.

Ancak özellikle balık sevenler için Amsterdam çok fazla seçenek sunmaktadır. Kuzey denizinin birçok farklı balık çeşidini sunan balık lokantaları Amsterdam’da bulunmaktadır.

Ayrıca peynircilik Amsterdam’da çok önemlidir. Birçok farklı peynir çeşidini Amsterdam’da tadabilir ve dönerken yanınızda getirebilirsiniz.

Pastacılık da Amsterdam’da oldukça gelişmiştir. Amsterdam’a gittiğinizde birbirinden lezzetli pastaları birçok cafede deneyebilirsiniz.

amsterdam_9

Kuzeyin Venedik’i diye de adlandırılan, deniz seviyesinin altındaki bu önemli Avrupa başkenti gerçekten çok turistik ve keyifli bir şehirdir. İngilizcenin hemen hemen herkes tarafından bilindiği Amsterdam’da iletişim sorunu genellikle çekmez, özellikle güneşli günlerde gezi keyfini daha da çıkartabilirsiniz. Keyifli gezmeler…

Reklamlar

One thought on “I Amsterdam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s