Küba – Burak Çevik

3Küba…

Che’nin adası…

Arapların İspanya’yı istilasından kaçan İspanyolların, Afrika’nın çeşitli bölgelerinden köle olarak çalıştırılmak üzere getirilen Afrikalıların ve Küba’nın yerlilerinin oluşturduğu Küba, bugün bir çok farklı ten rengine sahip çok renkli insanların ülkesi olarak sizleri ağırlamaya hazır.

Küba, bizden vize isteyen bir ülke. Küba vizesini Küba konsolosluğundan 15 dakika içinde alabilirsiniz. Vize pasaporta işlenmiyor. Çünkü , şayet birgün Amerika’ya gitmeyi düşünürseniz sizin açınızdan bir problem yaratmaması için size 2 parçalı bir pul şeklinde vize veriliyor. Ayrıca Küba’dan çıkışınızda 25 CUC çıkış harcı ödemeniz gerekiyor. Bu nedenle hava alanına gitmeden önce cebinizde 25 CUC bulundurmalısınız.

Maalesef ülkemizden direkt uçuş olmamasından dolayı Fransa, Hollanda veya Almanya aktarmalı olarak Küba’nın başkenti Havana’ya ulaşmanız mümkün. Gerçi benim gibi İstanbul-Toronto-Havana şeklinde Kanada üzerinden giderek araya bir de Niagara gezisi eklerseniz müthiş olur ancak bu aktarmalar yolda biraz fazla zaman geçirmenize sebep oluyor, haberiniz olsun.

Henüz havaalanına indiğiniz anda insanlarının rahatlığı ve güleryüzlülüğü ile size hoş geldin diyor Havana. Ve esas büyük sürprizle havaalanından çıktığınız anda karşılaşıyorsunuz; Küba’da zaman durmuş!!

26 Temmuz 1953 de Moncada Kışlası isyanıyla başlayan, 1 Ocak 1959`da Batista`nın kovulması ve Santa Clara, Santiago de Cuba şehirlerinin Fidel Castro, Che Guevara, Raul Castro liderliğindeki isyancılar tarafından ele geçirilmesiyle son bulan Küba devriminden sonra ülke adeta hala 1 ocak 1959 u yaşıyor gibi. Havaalanından otelinize doğru yol alırken gözlerinizi yollardaki arabalardan, binalardan alamıyorsunuz. Evet devrimden sonra geçen yarım asırdan fazla bir sürede oldukça yıpranmışlar ancak ülkeye verdiği hava inanılmaz.

2

Otel konusunda hiç de cimri değil Havana. Okyanus manzaralı çok güzel oteller bulmak mümkün.    Otel hizmetleri genel olarak tatmin edici. Ancak isterseniz 3 ya da 4 odalı, hususi havuzu olan tek katlı evlerde (bu evlere kısaca casa diyorlar) de kalabilirsiniz. Bu evlerde de aynı otellerdeki hizmeti alabiliyorsunuz. Hatta havuz başında yemek ya da bir rom yudumlamak çok daha keyifli diyebilirim. Evlerde 24 saat hizmetinizde olan personeller de var.

Küba’daki elektrik prizlerinde sorun yaşamanız olası. Çünkü fişin takıldığı prizlerin delikleri bizimkiler gibi yuvarlak değil, yassı. Bu nedenle mevcut cihazlarınızın fişinin ucuna takılan “Amerikan fiş adaptörü” ile bu sorunu çözmeniz mümkün. Unutmanız durumunda kaldığınız pansiyon ya da otellerde bir dönüştürücü bulma şansınız da var.

        Küba’da piyasada iki farklı para birimi kullanılıyor. Biri halkın kullandığı peso, diğeri yabancıların kullandığı Convertible Peso yani CUC. Küba hükümeti CUC’u Amerikan dolarına eşitlemiş. Yani 1 CUC=1USD. Küba’da hava alanından başlayarak şehir içindeki tüm bankalarda ya da otellerde para bozdurmanız mümkün. Ancak size önerim, Küba’ya yanınızda Euro ile gitmeniz. Çünkü para bozdururken USD’ye ödeyeceğiniz komisyon, Euro’ya ödenenden çok daha fazla. Bununla birlikte yanınızda mutlaka fazlaca para bulundurmanızı tavsiye ederim, zira ülkede kredi kartı kullanımı yaygın değil.

Tıpkı internet kullanımının yaygın olmadığı gibi. Evet Küba’da en büyük sorun, tabii kimileri için güzel bir durum olmakla birlikte, internet kullanımı. Telefonunuzdan internete bağlanamadığınız gibi günümüzde ülkemizde alıştığımız gibi her köşe başında internet-cafe bulmak da imkansız. Yalnızca otellerin birkaç bilgisayardan oluşturduğu internet odalarında yüksek bir ücret karşılığında çok yavaş bir internete ulaşabiliyorsunuz. Çok acil işleri halletmek için yeterli görünüyor. Acil olmayan işler Türkiye’de birikedursun…

1

Yurtdışında damak tadı konusunda sıkıntı yaşayanlar Küba’da asla böyle bir durumla karşılaşmayacaklarından emin olabilirler. Zira et, tavuk ve deniz mahsulleriyle gerçekten çok geniş bir yelpazede menüler bulmak mümkün. Özellikle deniz mahsulleri konusunda harika bir mutfağa sahip. Şahane ıstakozu denemeden Türkiye’ye dönmeyin derim. Tatlı olarak yiyebileceğiniz muz kızartmasıysa beklediğimin çok üzerinde bir lezzete sahipti, hakkını vermeliyim.

Havaalanında başlayan sıcaklık hemen her yerde kendisini gösteriyor. Takside, restoranda, bir gece kulübünde ya da sokakta. Evet çok da renkli ve eğlenceli bir gece hayatı da var Küba’da. Mojitonun anavatanında bir yandan mojitonuzu yudumlarken bir yandan da kendinizi harika bir ritme bırakıyorsunuz. Tropikal iklime sahip ülkede özellikle açık hava eğlence mekanları görülmeye değer.

Küba’yı sadece mojitonun anavatanı olarak anmak puroya biraz haksızlık olur herhalde. Ülkede hemen herkesin içtiği puro, aynı zamanda Küba için büyük bir gelir kaynağı. Devletin puro fabrikasında oldukça yüksek sayılabilecek bedellerle satılan puroyu biraz arka sokaklara gittiğinizde daha ucuza bulmak mümkün. Faturalı şekilde alınan puroları sınırsız sayıda ülkeden çıkarabiliyorsunuz ancak faturasız aldığınız purolar için ülkeden çıkarabileceğiniz adet belli; 4 kutu (100 adet).  Tabii bu arka sokaklardaki ürünleri bulabilmek için iyi bir rehbere ihtiyacınız var. Son yıllarda Türk turist sayısı hızla artan Küba’da çok donanımlı ve Türkçe’yi çok iyi konuşan rehberlere ulaşmak hiç de zor değil.

Son olarak Havana’nın ünlü Puerto Caddesinde bulunan Atatürk büstünü görmenizi mutlaka tavsiye ederim. Atamız’ın “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü hem Türkçe hem İspanyolca olarak büstte yer almakta. Dünyaının bir ucunda böyle bir şeyle karşılaşmak gurur veriyor.

Harika bir okyanusun ortasında, dans, müzik, rom, puro ve harika ritimler eşliğinde 60 lı yılları yaşamak isterseniz, Küba’nın kollarına bırakın kendinizi. Pişman olmazsınız…

 4

Reklamlar